Centrale

Centrale

Geçen Salı Roma'ya gittik 13.00 treniyle. Çarşamba 15.00 treniyle de döndük. Ben döndüm yani. Diğerleri 16.00 treniyle döndüler. Bu gereksiz detayları geçersek, Roma'ya gittik (Fotoğrafı, centrale istasyonunun önünde çektim). Ama amacım onu söylemek de değil. Roma'ya neden gittik? Mevzu bu. Belçika vizesine başvurmak için gittik. Bu ikinci gidişim olduğu için bu sefer Vatikan'a yakın, konsolosluğa da uzak olmayan, hoş bir mahallede -diyeyim- tatlış bir guest house'da oda ayırttım. Kapıya geldiğimde, kapıyı gözlüklü, iri yarı, otuz iki diş gülen bir amca açtı. Daha bi' merhaba falan demeden kapıyı kapatır mısın lütfen dedi. Kısa bir an acaba hangi kapı diye düşündüm, sonra jetonum düştü. Asansör şu eski tip asansörlerdendi; hani içerden manuel olarak çekip açtığın, inince de kapatman gereken. Resmen sallanıyordu zaten asansör. Sanki tahtanın üstüne çıkmışsın da iki kişi de seni yukarı çekiyor. Ama dediğim gibi, odam çok güzeldi. Birkaç küçük ikram da bırakmış masaya tatlış ev sahibi. Dedim sabah afedersiniz karga kahvaltısını etmeden çıkacağım, muhtemelen 

kimse olmaz, anahtarı desk e bıraksam olur di mi? 

Olur dedi tabii, ne diyecek.

Akşam yemeğe gittik sonra. Güzel, pesto soslu bir makarna yedim. Başım felaket ağrıyordu ama. Shit (migren) happens.

Gelirken Amond ile aynı trende, farklı vagonlardaydık. Bu bi' ara uyumuş, ki ders çalışıcaz kesin diyerek binmiştik.

- Ama nasıl uyumuşum, bildiğin dalmışım, uyandığımda enteresan böyle bir pozisyondaydım, dedi. Gülüştük.

- Eee?

- Uyandım, çünkü adamın biri kulağımın dibinde ziyadesiyle gürültülü bir biçimde sakız çiğniyordu ki nefret ederim. Ama asıl komik tarafı, aniden derin uykudan uyanınca, bir an nerede olduğumuzun vs. farkında varamadım ve adama şu çeneni kapatır mısın! dedim.

- Ahaha gerçekten dedin mi bunu?

- Dedim ve adam "aa özür dilerim, özür dilerim" diye tekrarlamaya başlayıp yanımdan hafifçe uzaklaşınca trende olduğumuzun ve küfür ettiğimin farkına vardım. 

- Ahahahah

O anlatırken ben epey güldüm şahsen. Yine de tabii, bizim mizahın gözünü seveyim. İnsan ağız tadıyla bir kelime oyunu vay efendim cem yılmaz şakası yapamıyor.

Roma bu sefer bi ayrı güzeldi. Her şey yolunda gittiği için de bana öyle gelmiş olabilir. Hotelin ismi Teatime bu arada. Hostelde kalmayayım, Hotel bakıyorum diyorsanız, Roma'ya gelince mutlaka bir bakın derim. Civardaki diğer tüm otellerden ucuz. Lokasyonu da oldukça güzel. Metro istasyonuna 5 dk. falan. Termini'den üç istasyon. Vatikan zaten dibinizde. Roma'daki diğer hemen hemen tüm turistik yerlere de kolayca ulaşırsınız.

Dönüşte de Milano'ya uğrarsınız belki? Ben sizi gezdiririm.

Hemen hemen beş sene öncesinden, hiç elime ulaşmamış olan bir kitaptan haberdar oldum az önce. Kim bilir ne oldu akıbeti? Gün içinde bazen bu tip şeyler üzerine düşünüyorum da düşünüyorum.

Daha çok yazacağım, hatta kalın.

Telekinesis-Farmers Road

Open

Open

Deli

Deli