NYC as New Year Celebration

NYC as New Year Celebration

Az önce mavi kaplı defterime geleneksel yeni yıl notlarımı düştüm. Beklentilerim arasında buraya daha sık kaçmak vardı. Ben de şimdiden başlayayım dedim. Bu kez yarın için planım da var zira. Muhtemelen yazamayacağım. Zaten az sonra da 31 Aralık olacak. Of amma uzattım. Yeni yılda daha fresh başlangıçlar yapabilmek temennisiyle.

Şöyle bir düşündüğümde, son dört yılın her devir teslim töreninde bir boy büyüdüğümün farkına varmam farkındalığın en büyüğü olmuş sanırım. Tabii bu da beraberinde pek çok şey getirmiş.

Bunlardan ilki, büyümek çok şahane bir şey değil. Daha fazla sorumluluk alıyor olmaktan veya hayatın gerçekliğiyle daha bir burun buruna gelmekten ziyade, tüm bunlara karşı takındığı tavrı yadırgıyor insan. Bu güzel değilmiş diyor ama bazen farklı davranmak da elden gelmiyor. İşte ben özellikle bu yıldan itibaren, büyümüş halimin getirdiği değişimlerin ve güzelliklerin daha fazla farkında olup kendileriyle içten bir el sıkışma planlıyorum. Geçen yıldan bu yana başarılı bir ilerleme kaydettiğimi söyleyebilirim.

İkincisi, soğukkanlılıkla verdiğim tepkiler, fevri olanlardan daha fazla olmaya başladı. Üzerime sevimsiz bir olgunluk çöktü demiyorum; ama yaşanmışlıkların ve haliyle daha bir tecrübelenmiş olmanın vermiş olduğu rahatlık ile cool kalabilme ve olaylara daha geniş bir perspektiften bakabilme özelliğim gelişti diyorum. Adeta farklı bir konfigürasyona geçtim eheh.

Ve son olarak kendi kendimi mutlu etmeyi daha iyi öğrendim. Hâlihazırda kendi kendine her zaman yetebilmiş bir insan olmakla beraber, devrimi düşüren her türlü kişi ve kuruluşlardan arınarak, iç huzurumu kontrol altında tutmayı öğrendim.

Neticede arkadaşlar Hindistan'a gidiyorum zira bir sonraki aşama Nirvana. Bu da size son yazımdı. Ehuehue.

Peki sonrasında ne olsun?

Öncelikle bu edinimleri kaybetmeyeyim. Daha çok, en çok okuyayım. Daha çok, en çok seyahat edeyim. Bu yıl kaşla göz arası beş ülkeden beş şehir gördüm. Bunlar artarak devam etsin.

Bu yıl ayrıca, tutkuyla yapabileceğim bir işin parçası olmak istiyorum. Bir şeye dahil olmak gibi yani.

2014'te bir de, bana söylenen bazı cümleleri gün ve saatiyle not almaya başladım. Aleyhinize delil olarak kullanmak için değil tabii. Şöyle ki, bazen bazı anlarda söylenen bazı sözler hatırımda çok net bir biçimde kalıyor. Baya alıntı oluyor. Konuşulan her şeye, üzerinden belli bir süre geçtikten sonra çok iyi hakim olamadığımda, o cümle bana çıkış noktası gibi oluyor. Dönüp okuyunca, o sırada şu konuda konuşuyorduk ve o böyle düşünüyordu falan diyorum. O an beliriyor yeniden. Falan filan. Dedim ki işte tam da bu yüzden bu cümleleri yazayım. Hafızaya yatırım bir anlamda. İşte bu yıl bunu daha düzenli yapmak istiyorum.

Düzenli postcrossing yapmak istiyorum. Güzel kartpostallar bulmak istiyorum Ankara, tamam mı, hiç yardımcı olmuyorsun =/

Sevdiklerime bunu daha fazla hissettirmek, onlarla daha fazla vakit geçirip, mutlu anılar biriktirmek istiyorum.

Daha fazla bitki çayı içmek istiyorum.

Daha fazla inanmak istiyorum.

Bu sonuncusu fazla dramatik, bir önceki de fazla yüzeysel oldu sanki ehuehu. Olsun, ben böyle istiyorum.

Bu yılın kapanış şarkısı olarak

bunu

seçtim.

Mottosu da

bu

: "It's better to travel well than to arrive."  -Buddha-

Şimdiden teşekkürler 2015.

"İste, olsun" günü

"İste, olsun" günü