Nereye, kız kardeş?

Kardeşim yok; belki biliyorsunuzdur. Ama dünyalar güzeli seçilmiş kardeşlerim var. Biri Burn, onu da belki biliyorsunuzdur. Ve o da bir gün evlenecek tabii. Bu konu son zamanlarda sık sık gündeme geliyor ve yavaş yavaş huylanmaya başladım. Hepsi, dünyanın en mutlu insanları olsunlar ama benden uzak olmasınlar mümkünse =/
Yani tıpkı bu geceki gibi, 30 sene sonra da bir araya gelsek, yine aynı şeylere, aynı tonda güleceğimizi biliyorum. Fakat işte zaman geçtikçe, bu "bir araya gelişlerin" bir şekilde, seyrekleşmesi düşüncesi beni epey huylandırıyor.
Neyse. 
Bu gece de yanaklarını sıkıp, ayrıldım. 
Düne olan özlem hiç bitmeyecek, ne kötü. Yaşadığımız her an, bir diğerini geride bırakmaktan ibaret çünkü. 
Geçen yine özledim; açtım In Bruge izledim mesela. Sonra açıp yaz dönemi için hostel fiyatlarına baktım. Bir sonraki tatilimi oraya ayarlarım, kim bilir diye. Fakat pahalı ülke, oldukça. 

Yeryüzündeki bütün arılar öldükten 4 yıl sonra, insanoğlu da yok olurmuş. Az önce filmde duydum. Aynştayn söylemiş. Böyle yazmak daha zor oldu ayrıca enteresan bir şekilde.

Kinder süt dilimi reklamına gıcık oluyorum. Sizce de konuyu bağlamak için fazla kasmamışlar mı? Anlatım çok dolaylanmış bence. Ne bileyim. 

Bunun yanında yandex reklamını seviyorum. Mizahi bir tarafı var, hoş. 

Vizyonda afedersiniz bir bok yok. 

Ankara'ya bir türlü kar yağmadı. Mikroplar kırılıyor ama... Hadi. (Of=/ Bundan sonra okumak istemezseniz anlarım.)

Tv'de az önce bahsettiğim filmde, 5 çocuk 2 çocuğu dövüyor. Piçler. 

Biliyor musunuz, "Bu dünyaya çocuk getirmek istemiyorum." adlı klişe gerçekmiş. İş yerinde bu sebeple çocuk sahibi olmamış olan birinin varlığından haberdar oldum. Düşünsenize. Benim şu ana kadarki en radikal kararım, "Artık çayı iki şekerli içeceğim." minvalinde olmuştur.

Yeterince radikal kararlar verirsek klişeleşmiş mi oluyoruz yani? Of. Hayatımın en kötü çıkarımlarındandı sanırım. Saat 12 olmuş neredeyse çünkü.

"Her şeyin sonrasını düşünürsen en sonrası günün birinde son nefestir hanım." 
(Sait Faik'in "Kayıp Aranıyor" kitabından.)

Bu kitabın sonunda Abidin Dino, Sait Faikçiğim için şöyle diyordu:

"Sait Faik Adalı'nın soyadı Abasıyanık'tır. Sait Faik Adalı Abasıyanık'ı tanımakla yeni bir ada keşfetmiş kadar sevinebilirsiniz, Adalı'nın adası bir dünyadan büyüktür, içinde her şey var.
...
Sait Faik Adalı'ya abayı yaktık vesselam"

Özellikle şu son cümle, aşırı sevimli değil mi?







Şu anda buradasınız.

Mithatpaşa