Şirinötesi

Ruh ikizimin Garfield cinsi kedisinin üç tane yavrusu olmuş. Saatlerdir de fotoğraflarına bakıp "aman allahım" deyip duruyorum. Kedi yavrularının şirinötesi ışınlar yaydıklarına inanıyorum. Daha neler neler aslında da, bilgisayarımın şarjı %25. Bu da son on dakika demek. Anlatmak istediklerim için yetmez demek. Elektrik yok. Çeşme'de Ilıca sahilinde üzerimde kocaman sweatim altımda şortum, ellerim buz kesmiş vaziyette, kırık bir şezlong tepesinde tıkır tıkır blog yazma çabasındayım hala. En sevdiğim yaz sezonu, açılmamış yaz sezonudur. Ortalığa göt meme dökülmemiş plajlardır. Kıçımın donduğu esintidir.
Çeşme'de falan da değilim. Babam orada. Az önce telefonda konuşurken gaza geldim. Karşılıklı duygusallaştık. Şarjım %21. Takabilirim, takmıyorum. Takmayacağım da. O kedi yavrularından birini almayı deli gibi isterdim. Ama annesinden kardeşlerinden ayırmak düşüncesi gelip çörekleniyor aklıma. Başka türlüsü mümkün değil halbuki. Her zaman öyle olmuyor mu sanki. Yarın öbür gün bir kedim olsa, ailesini bırakıp gelmiş ve benimle yaşayan bir kedi olacak o da. Leylekler hoop diye getirmiyor ki hiçbirini.
Havalar güzelse, her şey güzel. Kafalar karışırsa her şey karışır.
%18.
Seni seviyorum bunu okuyan. (Gülüşmeler.)

Together, to be.

Bazı şarkıların havaya ihtiyacı vardır, camı aç.