Tasnif dışı

Yapılacak şeyleri bir kağıda sevimsiz bir "to do list" olarak yazarsam, mutlaka yapacağımı düşünürdüm. Bu, benim için yaptırımların en büyüğü olur, mutlaka hepsine sıra gelirdi. Gel gelelim artık öyle değil.
Hiçbiri bi tarafımda değil gibi. Bunu bugün işten gelirken farkettiğim çantamdaki üç farklı kağıttan anladım. Hemen hemen üçü de acınası ve zoraki birer yapılacaklar listesiydi ve bozuk bir fotokopi makinesinde çoğaltılmış gibiydiler.
Eskiden çok not alırdım. Bunun hafızayı güçlendirdiğine dair bir şey okumuştum ama aksini savunanlar da var. Hiçbiri zerre umrumda değil desem?
Tam olarak şu saatten itibaren, önümüzdeki saatler için düşündüğüm en şahane etkinlik uyku oluyor. Ha yapıyorum, yapamıyorum o ayrı. 
Okuduğum bir kitapta diyor ki; " Herkesin yaptığı şey -ne bileyim- yanlış değil, hatta kötü de değil, hatta aptalca da değil mutlaka. Ama öylesine minik ve anlamsız ve -hüzün verici ki. Ve, işin en kötü tarafı da, bohem takıldığında ya da bunun gibi bir çılgınlık yaptığında, sen de herkes kadar düzene ayak uydurmuş oluyorsun, sadece biçim farkı var."
Bu benim her zaman düşündüğüm, sürekli paralelinde konuştuğum bir mevzu. Bu sefer de daha az sıkıcı olmak adına bir alıntı ile dokundurdum. 
Geçen haftasonu okuduğum gazetede de -hürriyet kitap sanırım- bir kadın yazar (adını hatırlamıyorum, evet, banane) edebiyat karşı çıkmaktır gibisinden bir cümle kurmuştu. Hoşuma gitmişti. Arşivden bakarsanız bana da yazın, hatırlatın. Gazeteyi bulamadım şu an evde.
Ankara soğuk. Evim tam olarak Anıtkabirin karşısında. En büyük zevkim yatmadan önce, gecenin o sessizliğinde ufaktan bi cam açıp -dayanabildiğim kadar- yoldan geçen tek tük arabaları seyretmek. Gece sessizliğini seviyorum. Dolapta son kalan her şeye benziyor. Güzel yani.
Masam camın hemen kenarında. Daktilom kitaplığımın yanında. Hiç yazmadım. Bir hikayenin sahnesi olabilecek bir yazıyı, bir de daktiloda yazıp bir arkadaşıma hediye etmek istiyorum. Ne kadar fazla "bir" dedim. Çevreye verdiğim rahatsızlıktan ötürü iyi geceler.

Bu yandaki tipleri neden koydum
bilmiyorum. Sanırım sizi sevdim
çocuklar.

Kate Nash-Birds

Anne başlığımı bulamıyorum?