Dun yagmur yagacak

Selam.
Hadi herkes bir hikaye anlatsin.
Ehueheu. Bir sabah amfiye falan boyle girdiginizi dusunsenize. Ben eger bir ogretim gorevlisi olsaydim bunu mutlaka yapardim. Oyle entelektuel (yeni yazimi tek l ile imis) bir imaj yaratmak adina degil. Gercekten neler cikacagini merak ettigimden. Bir ders saatini buna ayirirdim mutlaka. Ama bunu sadece bir kez yapardim. Sonrasinda hikayesi icinde kalanlar birazcik burulsun diye..
Hani sey vardir ya, buyuk ikramiye sana ciksa ne yaparsin klisesi. Hah ben bunu ilk maasimi aldigim ana uyarliyorum defalarca. Ve bugun bir kez daha anladim ki su iki sey hic degismeyecek:
Birincisi, Dost'a (buyuk mu yazilir bilemedim, yazim kurallarinda sikintilarim var, evet.) girecegim ve listemdeki ilk 5 kitabi ayni anda hem de her zaman yaptigim gibi taksit falan yaptirmadan, cash (yaa yaa) alacagim.
Ikincisi ise gidip bir Holga ve Lubitel alacagim. Her ikisiyle de bir makara film bitirecegim. Her ikisiyle de cektigim ilk fotografi kitapligimin bir rafina koyacagim tarihleri atip. Tabi bunun maasla ilgili kismi kendilerini almak. Birer makara film bitirmenin ve sonrasinin lafi bile olmaz. 
Gecen hafta evde " Heaven" i izledim. Tv8'de mi nerede vardi bir gece. Annemle basladik once, sonra kendisi pes etti, yatti ben devam ettim. Sonra film bitti. Her sey bu kadar basit oldu evet. Oyle bir bitti ki "the end" yazmasaydi reklam ciktigini sanacaktim. Haydaaa Atilla Maydaaa denecek bir andi. Bunu da gecenlerde dedigimde annem bu bizim zamanlarin esprisi dedi. Dedim sizi bizi mi var bebegim, sen ogrenemedin bu antika kizini. Filmde kiz sacini kazitiyordu resmen, kac numara bilmiyorum ama kisacik kestiriyordu iste. Bu aralar boyle kizlara cok tesaduf ediyorum, insanin cani cekiyor yemin ediyorum. 
Bu arada Lana Del Rey'e talibim. Ankara'dan ariyorum. Bir cay icsek? 

Benim alacak kitaplarim birikti. Az once an itibariyle bir tane daha ekledim listeye. Listeyi versem aranizda bolusseniz? Adres ektedir canlarim. Ehueheu. (Bu da uc numarali karizmatik gulusum.)
Gecen nerde okudum, hatirlayamadim ama sey Kucuk Prens ile ilgili bir muhabbetti. Birinin formspringinde sanirim, Kucuk Prens hakkinda ne dusunuyorsun diye sormuslardi, cocuk da " Tumblr kizlarinin jigolosu" demis. Ahahaha gul gul hal oldum. Bunda, o gun tesadufen ust uste bir kac tane kucuk prens alintisi, paylasimi gormemin etkisi de oldu.
Neyse ne diyorduk? Ha, Lana Del Rey.. Talibim evet.

O zaman ben sirami saviyorum:

"  'Sol yanagimda her zamanki yastik izinin olmamasini umursamiyordum artik. Her sabah onun gogsunde uyanmak cok daha keyifliydi. Bu aksam yine onun gobegine basimi koymus, kitabima dalmistim. O yine bilgisayarda cok da anlamadigim islerden biriyle mesguldu dunyayi kurtarir gibi bir ciddiyetle. Bir an ona daldim ve karsilikli acibadem yedigimiz o geceyi hatirladim. Bazi geceler birbirinden ne kadar da farkli...'
Ona ulasmaya calisirken sarfettigim cabadan yorulan kollarimin iyiden iyiye dermani kalmamisti artik. Ve elimdeki defter yere dustu, kollarimla beraber. Neresinden tutsam elimde kalmisti her sey, artik ona ulasmayacagimin garantisini veriyordu odanin her kosesi. Gozlerimden damlayan yaslar bile filmlerdekine benzemiyordu. Defterdeki yazilari dagitan gozyaslari birer dramadan ibaretti sadece. Belki de ihtiyacimiz olan buydu. Biraz drama. Belki de ihtiyaci olan buydu.
Disari ciktim. Kizaran gozlerime sogugun sebep oldugu bir kaza susu vermek istercesine. Yurudum. Yillar once anlattigim bir hikayeye konu olan dukkana girdim ve soz konusu olan kitapciyla hic de ilgisi olmayan gencten cocugun soran gozlerinden kacirdim gozlerimi aceleyle. Etrafa soyle bir bakindim, kisaca. Amacim oyalanmakti, o da bunu biliyor gibiydi. Rahatladim. Bu kitapcinin disari acilan iki kapisi olmasini seviyordum. Kendimi ozgur hissettiriyordu. Yine buyuk cikarimlar yaptigimin farkindaydim. Derken bir kizin elinde, Ozdemir Asaf'in " Dun Yagmur Yagacak " kitabi takildi gozume. Ne kadar da yakisirdi benim kitapligima. Fakat kiz sanirim ucretini odemek uzereydi. Hafif bir huzunle arkami dondum ve sonraki hamlesine baktim merakla. Sasirtti beni kiz, yanindaki arkadaina bir sey soyledikten ve kitapciya bir sey sorduktan kisa bir sure sonra kasanin yanina birakti kitabi tesekkur ederek. 
Kasaya yaklastim, kitabi aldim. Ne kadar da yakisacagini dusunerek kitapligima.
Disari ciktim. Soguk, hala kazanin tek zanlisiydi. Ve kitap ellerimde.. Sanki elleri ellerimde, yuruyorduk yine caddelerde. Onunla ilk sigara icisimiz aklima geldi. Kulleri kuru bir yazi ve imzayla tek bir kitapta hapsolmustu. En sevdigim hikaye, en sevdigi hikayeydi. Bizim bir hikayemiz olmamisti belki fakat sevdigimiz hikayeler vardi.
Eve geldigimde agliyordum. Kitap, kitapligima ne kadar da yakisti diye degil. "

Iste boyle hocam. Hikayesizlik basima vurdu.


Budala

Tunalı'da gezinirken bizde bir kahvaltının tutkusu