Akşam oldu hüzünlendim yine

Öyle oldu valla.

Neden akşam ve hüzün genellikle aynı cümlede kullanılır? Onların aralarında gerçek bir aşk var bence. Gerçek bir aşk varsa o aradadır yani.
" Kesinliğin de muğlaklığın da aynı oranda delirtici olduğunu kesinlikle unutmuş ve böylece muğlaklığın hizmetine girmiştim."
Ve bu düsturla aynı boku defalarca yemiştim.
Canım sağolsundur diyerek kıçı kırık bir postu daha noktalayabilecekken bunu yapmayacağım. Zira bu lafın anlamsızlığı yordu bugün yine beni. Neticede ne olursa olsun ama her ne olursa olsun sağsanız, sağsınız. (Sağlamsa lassa.) Canınız sağolur. Oluyor bir şekilde. Ne de olsa insan, ne ise o olduğunu inkar eden bir yaratıktır. Oldurulamamış her şeyin üzerine, üzerimize yapışan kirli sıfatları teker teker temizlemek adına söyleyebildiğimiz kadar çok söyleriz: Canım sağolsun.

Günlerden bir gün hayatın bana yaptığı ufak bir şaka canımı sıkmış ve hiç tanımadığım birine atarlanmışımdır. Söylediğim bir tek lafın ve kısacık bir diyaloğun ardından kökü taa kırım tatarlarına kadar uzanan bir yolculuğa başlamışızdır. Yola çıktığımızda gece olduğundan, çok fazla etrafımı görememiş, dolayısıyla başlangıç dönemimize çok hakim olamamışımdır. Uykuyu her zaman çok sevmiş, zamanla onu, uykumdan fazla sevmişimdir. Hatta çok zaman sonra beraber bir gün doğumu bile yakalamışızdır farklı iklimlerde.
O bana dünyasını açmış, sanki tüm aileyi yıllardır tanıyormuşum hissine kaptırmıştır beni.
O bir uzaylıdır ve kafasından geçen her düşüncenin dilimizdeki ifadeleri bende mevcuttur.
Bir akşam gemisi ormana gelir ve biz duygusal bir veda anı yaşayarak hiç tanımadığımız suretlerimize hoşçakal deriz.
Masal kitaplarında, bu sözden sonra tüm kahramanların hoşça kaldığı anlatılır.
Çünkü inandığımız masallar da vardır.

In god we trust

Budala