Ders bir

Ben ösym ile bir daha da iş yapmayacağım.
İşte anca burda böyle radikal kararlar verebiliyorum görüyorsunuz.
Yakında bir sürü kitabım olacak, mutluyum.
Kütüphanemizde "Saatleri Ayarlama Enstitüsü"nü HALA bulamadım. Biri yemiş, evet.
Sevgili kütüphanemiz, canımız.

Buraya kadar sizi ilgilendiren bir şey yoktu. Ha burdan sonra olacak mı, onu şimdi söylersem çekip gidersiniz. Kesin gidersiniz.
O yüzden dersin sonuna kadar canınıza okuduktan sonra, "bugünkü konudan önümüzdeki haftaki sınavınızda sorumlu değilsiniz" diyerek çirkinleşicem. Hatta "ders" adı altında anlattıklarımdan sonra diyeceksiniz ki "piçlik yapıyor"

Biliyor musunuz bu bana bir kere daha olmuştu. Yani, "bunu hakediyor" diye düşündüğüm birinin aslında haketmediğini anladığım anlar aynıdır. (Oha duygusallaşıyor..)

Haketmek de değil de, nasıl derler, aynı frekansta değilseniz, bir sonraki şarkıyı ikinizin de kendinize tutmanız çok da bir şey ifade etmez. Çünkü bir sonraki şarkının aynı olması olasılığı % şudur diyerek sizde "acaba?!" düşüncesi oluşturmak isterdim ama bu konuda bir çalışmam olmadı. Söz, olduğunda official videolu anlatımla huzurunuza getiricem. Diğer çalışmalarım ektedir.
(Oha konu ilginçleşiyor..)

Neyse, ne diyorduk, sonraki şarkı. Evet sonraki şarkı size geliyor.
Ders bitmiştir.
(Oha.. OHA.)


*Elimdeki mektubu cümlelere ayırarak, çeşitli posta kartlarına yazmak suretiyle ve postcrossing yoluyla göndermeyi düşündüm, pahalıya patlayacak gibi. Belki sadece iki tane falan. Hepsi hiç bilmediğim, değişik adreslere. İşte bu, fikrin çekiciliği.

Uc laf bir adam

"It has been approved" deyip geçsek buna da?