Sweet nothings

Bu tam karşıladı benzetmek istediğim durumu.
Öyle bir geçer zaman ki'yi izliyorum da, Ali'nin durumuna abisinin karısının verdiği tepki ve paçalarından akan riyakarlığı beni dehşete düşürdü. Üstelik bu, sadece bir dizi.
Ama şunu söylemeliyim ki, son zamanlarda çekilen en iyi dizi bence.
Merhamet çok ayrı bir şey di mi? Bu kadar merhametli olmak ister miydim, bilmiyorum. Yani duygusal özelliklerimizi seçme şansımız falan olsaydı.
Zira diziyi izlediğim süre boyunca, Ali'nin yaptıklarını ağzımdan tükürükler savurarak küfür edip izledim, her şeyi yan komşumuza yapıyormuş gibime geldi. Fakat gelin görün ki, şu haline merhamet ettim, birden bir değişik hissettim, yumuşadım. Hani onun gibi adamların dilinde, açık verdim karşı tarafa.
Bu bi de sadece bir dizi, düşünün. Onun yaptığının bilmem kaç katını ailesine, karısına, çocuğuna yapan zibilyon tane adam var. Her gün bir kısmını görüyoruz.
Demem o ki, bu huyumu sevmiyorum.
Bir de şu riyakarlık beni benden alıyor. Anlayamıyorum ya, hep ondan. Üzerine de sayfalarca yazamam o nedenle.
Ha bir de birkaç gündür odamda ikamet eden hormonlu sinek.

Ben güneş de doğar'dan bir sözü çok sevdim, gördüğüm her yere yazasım var.

“Gündüz gözüyle her olan bitene kabadayıca göğüs germek çok kolaydır, ama gece iş değişir.”

Nasıl da doğru. NASIL! Bana hele bu aralar çok oluyor. Bu cümleyi iliklerime kadar hissediyorum. Bir ara anlatırım belki, duygusal postlar bir şeyler..

Şey bir de, insanlar okumaktan sıkıldı, siz yazmaktan sıkılmadınız bence. Hani bu sanal platform sosyalliği, bazı şeylerin egzajere edilişi falan filan. Bunlar var. Birileri bunları yapıyor. Bu konuda yasal bir yaptırım için eyleme falan mı gidelim yani, nedir? Boşverin yani yahu. Bazı şeyler hep aptalca, bazıları siz napsanız öyle, bazıları sosyal sever (hoccam). Eheh.
Öyle yani.
Ben şu şarkıyı çok bir seviyorum. İsterseniz siz de sevin.

Up

Kuzu kafa