Kuzu kafa

"When father was away on business" tan bahsetmiş miydim? Orjinal adıyla "otac na sluzbenom putu"
Bir Emir Kusturica filmi. Yani genelini olduğu gibi bunu da sevdim. Bu filmden önce en yakınlarda izledim Kusturica filmi, "Promise me, this" idi. Ve acayip eğlenmiştim filmde. Özellikle soundtrackini şiddetle tavsiye ederim. Az sonra paylaşıcam zaten bir tanesini.

Asıl filmimize dönecek olursak, cannes film festivali ödüllü bir film. Dolayısıyla "ammaan kesin entel dantel bir şeyler, zamanımıza yazık" izlenimi edindirebilir. Ama benim şahsi düşüncem, öyle değil. Benim gibi Emir Kusturica filmleri hakkında genel bir izlenimi olanlar da bilirler zaten ve o nedenle bunu izlerlerse de pişman olmazlar. Ha dediğim gibi Kusturica tarzı filmleri beğenmeyenlerin de filme bok atmalarına gerek yok. Zira sen zaten üzüm yemiyorsun mesela, e en sevdiği meyvelerden biri üzüm olan adamı anlamaman çok normal.

"Siyasi rejimlerin insanoğlu üzerindeki etkisini her zamanki gibi sıradan bir ailenin üzerinden sunuyor Kusturica." demiş sitenin birinde film için, doğru. Ben de sanırım filmlerinde bu 'sıradan' ya da başka bir deyişle 'bizden' öğeleri kullanarak bir şeyleri anlatmasını seviyorum daha çok. Sanki bir süreliğine mahalleden bir komşumuzun hayatının, evinin içine girmişim ve onları dışardan bildiğimiz hallerinin çok dışında izlemişim gibi hissettim ben film bitince. Ayrıca işlenen konudan, anlatılmak istenen asıl şeyden de kopmuyorsunuz.

Bir de filmin küçük bir çocuk ağzından anlatılması bambaşkaydı. Hatta beni etkileyen o sahnelerden biri de şu:



Filmin müzikleri de çok hoş, genelde olduğu gibi. Baya oldu bu filmi izleyeli. Sonbahardan kışa geçerken belki bir kez daha izlenebilir.

Babam bu olayı hiç anlamıyor. Ben bir izlediğim filmi tekrar tekrar izlemem, neden izleyeyim ki? Bir sonraki sahneyi biliyorsam, bir süre sonra uyumam çok doğal diyor. Bunu öyle bir ifadeyle söylüyor ki böyle, çok rahat, kesin doğruları bir avuç öğrenciye anlatır gibi, şüphesizce filan. Hani sıkıyorsa, yaa neden ki, izlenir yeeaani de. Eheh.

Anneannemle dedem tam bir sinema tutkunuymuş ayrıca. Çok sık sinemaya giderlermiş. Tv'de gelinlik kızlar vardı bugün, sonuna doğru yetiştim ama olsun. Annem küçücükken sinemada izlemiş o filmi. Ne güzelmiş yahu dedim.

Bazen bazı konuları düşündükçe, en iyisi diyorum Yeni Zelanda ve bir düzine koyun.
Nasıl ama?
Güzel bence.


-Şu yazıların renkleri ve fontlarıyla alakalı yaptığım değişiklikleri ciddiye al blogger. Benlen zıt gitme! Burdaki rengin buz mavisi olduğunu ve yukardaki filmlerin isimlerinin 'large' olarak yazıldığını göster!



Sweet nothings