Mutluluğun "m" sini çizebildim gibi.

Ya ben Elliott Smith'i seviyorum. Gazanfer Özcan'ı çok seviyorum. Ali Cağaloğlu keza. ( İkisinin ölümünde de pek hüzünlendim hiç tanımadığım halde. Üstelik Ali Cağaloğlu için küçücük bir yer ayırmıştı gazete. Hani zaman zaman sadece demet akalının bacağına ayırdığı kısım kadar bile değil, çük kadar! )
Sonra Sadri Alışık'ı çok seviyorum. Nisa Serezli'yi çok seviyorum. Onun hemen hemen her filmini izledim. Ama Nerden Çıktı Bu Velet de bambaşka. Müzeyyen Senar'ı ,Zeki Müren'i pek çok seviyorum. Perran Kutman'ı pek severim. Yeşilçam kültlerinden bahsedemiyorum bile. Öyle. Bugün konuşurken, aklıma geldi birden.

Ayrıca artık herkes herkese tek bir hamlede ulaşabiliyor ya bir şekilde, ki o şeklin yeni formu connected2.me mi neymiş, hah işte o yüzden ulaşılamayanı severim ulaşılmazlığından ötürü.

Tumblr'da mutluluğun resmini çizemedim ama Elliott ile azıcık hissettirebildim bence.

Bugün blogtan olsun tumblrdan olsun takipleyen, beni okuyan ve bir şekilde hayatının içinde sayan bir izleyicim daha mail attı, bayram tebriği. Sevindirik oldum.

* Sevgi çemberinde Şener Şen'i unutmuşum! Daha kimler vardır da, bunlar bugün lafı geçmesinden sonra su yüzüne daha çok çıkanlar diyeyim. Forever and always olanların bahsi hep geçiyor burda zaten

Postcrossing

Şeker gibi bayram