Katina

Sait Faik'in "Eleni ile Katina" adlı bir öyküsü vardır. Havada Bulut'tan. Ben az önce yine okudum o öyküyü, çalan şarkıyı (Zeki Müren-Sevgimizin aşkımızın üstünden) kıstım ama hafif hafif hala duyuyorum o güzel sesi. Ve resmen ağlayasım geldi. Birden o Katina oldum. Hiç kimse ruhuna dokunamadan giden bir kadın.

"Yirmi yaşına girmişti. Onda tuhaf bir değişiklik oldu. Dünyayı hissetmeyen Katina, bir çok şeyler duydu. Sevgilisi onu aldatmaya başladı. İhtimal, sonra terk etti.
..."

Böyle ufak öykülerin, anıların ya da müziklerin üzerimdeki anlatılamaz etkilerini annemden almışım sanırım. Sait Faik'i en çok bunun için seviyorum. Dünyada hissedilmemiş hiçbir duygu kalmıyor gibi oluyor onu okuduktan sonra.

Jolly Joker Ankara açılıyormuş. Hatta açılış Teoman ile olacakken, kendisinin bir sabah kalktığında kendisini müzisyen gibi hissetmeyerek aldığı radikal kararı değişmemiş. Dolayısıyla açılış Teoman ile olmayacak ama nasıl olacak bilmiyorum. İlgilenmedim. Açılmasına sevindim ve 30 eylüldeki Halil Sezaicimle ilgilendim. Gideriz di mi?

Bu arada annemin odama girdiğinde sevimlilikle verdiği "Koca kız oldun şu peluş oyuncaklara bak" tepkisine bugün cevap vereyim dedim.Daha doğrusu tepki.
"Evet ha, koca kız oldum"
Ve anında aklıma şu geldi; daha dün babamın baş parmağını kavrayamıyordu elim.
Şimdi ise kavrayabiliyor. Hatta onu tutup uyuyabiliyor, uyurken parmağı bazen çok sıkıyor bazen bırakıverecek gibi gevşetiyor. Çıplak ayak hala o olayı çok seviyor.

Şimdiki şarkı, kış ortasında çilek tadında geliyor, pazartesi pazar keyfi yaşamak isteyenlere. Keyif evet. Acı çekiyorsanız da keyifle. Hepimiz hedonistiz bu gece tamam mı.



Mesela

tumblr gibi tumblr kadar