irona

Az önce akşam akşam richie rich in robot hizmetçisinin adı takıldı aklıma. Anneme soruyorum, köpeğinin adı dalır idi diyor bana o mükemmel aksanıyla ahah. Yavrum. Hizmetçi hala muamma ama bu arada. İnatla da internetten bakmadan hatırlıcam. Neyse sonra Ronda diye nasıl da buldum dercesine seslendim. Nasıl eminim, bir havalar bir şeyler. Hoş gerçi son ana kadar aklımda hala bir "acaba mı" yanılgısı vardı da, çaktırmadım. Sakız gibi uzattığım konuyu bağlamam gerekirse, değildi tabi. Tüm sözlüklere baktım hala kafamda o "acaba mı" sorusuyla. Bi yerde biri yanılıp ronda demiş olsa öpücem, o derece. Gelin görün ki, yanlış hesap bağdattan dönmüş, herkes irona yazmış haliyle.

Farkettiniz mi?
Yine bir eveleme geveleme gecemdeyim. Ne zaman böyle desem de aklıma şu aşağıda gördüğünüz şarkı geliyor. Konuşmanın bir biçiminde sadece söylemek istiyorum diyor ya, ondan. Ben böyle çok konuştuğumda muhakkak bir şey söylemek istiyorumdur. Ha her seferinde sonuca ulaşıp söylüyor muyum, orası tartışılır. Tartışırız.

Bu arada bu aralar, televizyona bakamıyorum durumundayım resmen. Gözlerim dolu dolu oluyor hemen. Ondan az önce düşündüğüm şeyler birden anlamsızlaşıyor. Hani "ne hayatlar var" , "ben burdayken insanlar nelerle mücadele ediliyor" kafası hep var da, işte..

Ha bir de;
konuşmanın bir anında söylemek istiyorum ki, bizi iyi tanıyorum. Geçen sene bu vakitler uzun gece sohbetlerimiz vardı. Tek kaygımız uzun bir yolda, önümüzde yavaş seyreden araba yüzünden kırmızı ışığa takılıp takılmayacağımızdı. Her şey çok basitti. Üç beş çikolatanın sıcaktan erimesi gibi. Bir avuç deliydik.
Dün gece yine rüyama girdin. Başkası kılığındaydın. Bir iki güne kadar az daha çok uzaklara götürüyordun ki beni, tanıdım seni.
Söylemek istediğim şu ki, sözcüklerimi geri ver bana. Karşımda beceriksiz de olsa, ne istediğini net bir şekilde ifade eden, pazarlıksız, doğal bir adam duruyor tüm devrik cümlelerimi düzeltmeden bağrına basan.




Çok

Fil adam