Çok

Yabancı damadı yeniden veriyorlar sabahları kanald de eheh ne habeer. O yüzden kalimera.
Nasılsınız? Ağustos bitiyor ben iyiyim o yüzden. Yaz ayları biraz daha kısa sürmeli benim düşünceme göre.
Ağustos bitiyor, seviniyorsun beklediğin bir tarih mi var diyecek olursanız ki sanmıyorum da eheh, yok aslında. Hani ayh artık okul açılsın kafasında değilim. Zaten son senem, uzatabildiğim kadar uzatırım, sıkıntı yok.Ama "aynı" hal çok uzun sürmesin, derdim bu. E bir de özlediğim bir adam var. E Ankara'yı özledim. E bu uzar gider..
Ben çok özlerim. Şu ana kadar da çok özlediğim insan oldu. Halihazırda özlediğim pek çok şey ve insan var. Hiçbirini birbirinden ayıramam, hepsi çocuğum gibi diyerek sulandırmak istemesem de, öyle. Neyse ki bazı şeyler üzerinden biraz zaman geçtikten sonra rayına oturuyor. Eskisi gibi olmasa da -ki öyledir,ne der ünlü düşünür Koray Candemir- oluyor ama bir şekilde. Hala çok uzak ama çok yakın, çok bilmediğim ama çok tanıdık olabiliyor.Çok olabiliyor bazen yani.
Çok demişken, geçenlerde bir mail geldi. Çok büyük gibi yazıyorsun diye. Eheh, öyle mi? Çok mu çok oluyorum?
Belki de hepimiz insansı üstünlüğümüzün çok farkındayız ha, ne dersiniz,gereksiz. Bu yüzdendir tüm prensiplerimiz, kurallarımız ve ters yöne girdiğimiz an yükselen bağırışlar, uyarılar.
Bazen girdiğimiz kalıplar ne kadar şekli bozuk, ne kadar da rahatsız aslında. Farketsek de rahatımız iyi gibi davranıyoruz. Mutsuz ama keyfimiz yerinde gibi.
Şimdilerde bunun ne kadar manasız olduğunu kavrıyorum. Gerçekten. Kafama nasıl dank ediyor biliyor musunuz. Belki tüm ağrılar bundan. Bilmiyorum.

Bi de o masalda, kurbağayı öpen prenses değil düşestir. İnandığımız masallar şimdi birer şehir efsanesi olmuşlar meğer.

Ayrıca aradığınız huzuru hala bulamadıysanız bu şarkıyı dinleyin, bulacaksınız. Söz veriyorum. Sözümü de tutarım ayrıca. Bu nedenle varlığım, tüm varlığıma armağan olsun.

Yeşilçam'da buluşuruz.

irona