Baran yıldızı

Benim sinemada izlediğim ilk film -çizgi filmler dışında- Eşkıya'dır. Ben tam 6 yaşındayken yani. Yaşımı da belli ettim ama neyse eheh. O yüzden benim için çok özel bir filmdir Eşkıya. Şener Şen'e ve Uğur Yücel'e olan hayranlığım zaten general facts gibi.
Annemin lise arkadaşının kızı 7 ben 6, bizim hatunlar tutmuş bizi sinemaya götürüyor işte. O zamanlar burda Sönmez Plaza diye bir yer var, şimdi As Merkez, Tekzen falan oldu.
Neyse, en arkanın bir önüne (hiç unutmam) oturuyoruz. Güneşli bir gündü, hava güzeldi. Sinema da öyle çok kalabalık değildi.
Filmle ilgili 6 yaşında olmamdan mütevvellit olacak öyle derinlemesine ne hissettiğimi falan hatırlamıyorum. Kaldı ki 6 yaşında bir çocuk hele de ilk defa sinemaya gerçek bir filme gidiyorsa o ekranın büyüklüğüne (çizgi filmlerin o kadar değildi), insanların konuşmalarına falana filana daha çok takılır gibime geliyor.
Ama aklımda kalan çok bariz bir an vardır. Şener Şen'in Kamuran Usluer ile konuştuğu sahnede ve sonrasında hafifçe koltuktan kayıp, büzüşüp öyle seyrettiğim an. O sahnede ben çok ürkmüştüm Kamuran Usluer'den. Ortamdan. Acayip etkilenmiştim. Hala izlerken tüylerim diken diken olur filmin o kısmında.
Öyle işte.
Sonraları tekrar tekrar izlediğimde müziklerinin üzerimdeki etkisini hissetmeye başlamıştım tabi.
Küçükken babam beni tiyatroya çocuk oyunlarına da götürürdü. Ve ben o günler bir başka mutlu olurdum.

Fool's paradise

Pie eyed