Kalimera

Bugün çok sevdiğim bi şarkıyı paylaşıcam burda.Ne kadar da önemsedim di mi kendimi.Hani sanki bu şarkıyı ben bestelemişim,sözünü ben yazmışım falan gibi.Heheeyt nerde.Olsun ama.Gerekli olduğu kadar kendini önemsemeli insan.Ama salt bunu yapıyosa,bunun dışında yaptığı bi bok yoksa,üzgünüm,sizden bi yol olmaz.Hatta siz,sahne önü fiyatı ödeyip en arkada izlemelisiniz konserleri,o kadar diyim.Şimdi bu yazı agresif mi görünüyo ordan? Yazı dili çok fena arkadaş.İnsan anlatamıyo bi şeyin öyle olmadığına ya da tam tersi.Ben jöle kıvamında konuşurken aslında,karşı taraf yazdığım cümleleri çok farklı algılayabiliyo.Doğrudur,olabilir.Çünkü bana da oluyo bazen.Of ne gereksiz uzattım.Sevdiğim bi blogçunun mimi için burdayım ben.Konfigürasyon Mühendisi mimlemiş beni.Hemen yazalım.Ama öncesinde şöyle bi cümle kullanarak mimlemiş olması,sevindirdi açıkçası beni."...bir de Düşes'e gitsin, onu okuyup da böyle bi soru karşısında oluşturacağı listeyi merak etmeyen yoktur sanırım."
Konumuz şey;
"sizi anlatan, tekrar tekrar okuduğunuz, alıntılarını her yere yazdığınız, etkisinden hayatınız boyunca kurtulamayacağınızı düşündüğünüz beş kitabı listeleyin". Bir de şart koymuş, en fazla 5 tane."

Benim listemde başı çeken; tabi ki Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın'dır.Yazarı, Jonathan Safran Foer.Daha önce de bahsetmiştim.Bi solukta okuduğum,her yerine notlar aldığım,işaretler koyduğum dolayısıyla şüphesiz arşivlenen bi kitaptır.Kesinlikle ve şiddetler tavsiye ederim ama tabi burda bahsedeceğim her kitap,bu niteliği taşımaz.Zira mimde sevdiğim kısım bu oldu: "Sizi anlatan" Yani bana mahsus.Güzel,sevdim.

İkincisi konfigürasyon mühendisiyle aynı sanırım: Kürk Mantolu Madonna.Yazarı,Sabahattin Ali.Burda en etkilendiğim şey,aşkı hisseden adamın hissiyatının çok etkileyici ve tüm detayıyla anlatımıdır sanıyorum.Böyle içsel betimlemelerle dolu kitaplardan hoşlanıyorum.Çoğu kez belki de hepimizin sadece düşünerek sol şakağını ağrıttığı kısımları okumak,her zaman zevk verici diye düşünüyorum.

Üçüncüsü Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam'ı.Bu kitap,üzerine farklı düşüncelerle çok konuşulabilecek ama sonuçta yine de ortak bi kanıya varılamayacak tamamen kişiye hitap etmesi meselesi olan bi kitap bence.Kitabın arka kapağının son satırında şöyle yazar; "Zor bir karakter,zor bir yaşam,yalın bir roman." Kesinlikle.İlginçtir ki,bu adam benim erkek versiyonummuş gibiydi.Bazen yazılan bir cümleyi okuduktan sonra,bir sonraki cümleyi düşünürken buldum kendimi ve bu,benzerliğin de ötesinde bir şey.

Dördüncüsü Ursula Le Guin'den Sesler. Bir masal ya da bir şarkıyı duyduğunuzda o artık sizin oluyorsa,bu sizin marifetinizse bunu okumalısınız.Okurken bazen sebepsizce mutlu hissettiğim ender kitaplardan biri.

Bundan sonra,adet yerini bulsun diye,beşe tamamlayıp bırakıcam.Kitaplar üzerine konuşmayı çok severim fakat uzar gider.Şimdilik burda bırakalım,"Yavaştır yaşamın anlamı" diyelim.Ve beşincisi için genel olarak Oruç Aruoba'yı söyleyeyim.Kitaplarını ayırt etmiyorum.Hepsi benim listem içindedir.

Şarkıya gelince;


Her zaman çok iyi bi şarkıdır.Tadını çıkarın.

Paralar

Hayvan