Six point under

Rory tarafından mimlenmişim."Güne başlamak istediğin şarkı? Tek bir tane ama her gün çalsa bıkmayacağım dediğin şarkı"
Evet,daha önce bahsetmişimdir,müzik ve film konusunda "en"lerim yok sanırım.Fakat buna rağmen bir cevap verebilirim.Söz konusu güne başlamaksa,tabi ki budur. Güne elliot ile başlamak,iyidir,hoştur.
Bir de şu var. Bu baya önemli.Rory'nin blogundada görüceksiniz.Benim altı nokta körler derneğiyle alakalı bi anım var,onu hatırladım şimdi.Tam da "canım kardeşim" film müziğinin üzerine.Anneannemlerin ordaki altı nokta körler derneği öyle sevimlidir ki,bahçesi,binası.Müstakil zaten ve şeftali ağaçları var bahçede.Karşısında da çocuk esirgeme kız yurdu var.Bu ikisi karşılıklı ve küçükken anneannemle gittiğimiz park yolu üzerinde.O zamanların birinde ben bu altı nokta körler derneğinin içini çok merak ederdim.Anneannem de sokmuştu bi gün beni.Sonra bi adamla sohbet etmişti bahçesinde.Ben gözümü bile kırpmadan nerdeyse,sohbet boyunca adama bakmıştım ve adam bi kere bile yüzüme bakmamıştı.Acayip içerlemiştim ve çıkınca anneanne amca beni pek sevmedi sanırım demiştim.
Hatırladıkça "ah ne aptallık" diyip duruyorum açıkçası.
Yine öyle günlerden birinde de,yine yolda yürüyoruz,annem biraz geride kaldı.Onu,çocuk esirgeme yurdunun kapısında bekledik.Kapı da ilk önce yurdun bahçesine giriyo,ordan yukarı merdivenler çıkıyo ve yine eski tip bir bina yani yurt.Kızın biri koşarak geldi kapıya,birini mi görmeye geldiniz teyzecim dedi anneanneme ama suratı hala gözümün önünde..
Bu olayda azıcık daha büyüktüm ve o gün pek de eğlenememiştim.Kız o kadar umutla bakmıştı ki,ancak o kadar bakılabilirdi.Hani o umut,sözlerle anlatılamazdı.
Neyse,öyle.
Ayrıca yıl olmuş 2011,ikarus hala var.Hatta bugün birinin arka sağ tekerleğinin ordan duman çıkıyodu bildiğin.
Hayırlısı.

Another moronic on the stage

İrem bağı