Leo

Bişeyi acayip merak ediyorum.Sabah sabah,makyajını tam olarak ve gayet fazlaca yapıp,şıkır şıkır giyinen ve yüzlerinde en ufak bi yorgun,uykulu ifade olmayan ablalar bunu nasıl başarıyo.
Ben mesela sabahları,gözlerim ve algım kesinlikle yarı kapalı olarak yürüyorum,aynen o şekilde otobüse biniyorum,aynen öyle iniyorum.İlk ders genelde öyle geçiyo.Bu durumun geçmesi ancak öğle saatlerini buluyo.Ama bu böyledir abi.Sabah sabah afyon patlamamıştır.O yüzden sabah sabah diye lafa girilir,bişilere karşı çıkılır.Anne nolur 5 dakka dahaa hayatımızın repliği değil miydi? Şimdilerde telefonlarımızla kavgalı değil miyiz sabah çalan alarmlar yüzünden.Ah ulan.Ama hala az önceki model ablalardan var.YA NASI ZOR GELMİYO SİZE O DURUMLAR LAN! Ben kaç kere ruju elime alıp bıraktığımı bilirim.Üstelik bazen bi gece öncesinden de karar veririm,hadi yarın süslenicem falan diye.Hoş süslendiğimiz zamanları da biliriz(şüphesiz).
Yalnız leopar deseninin kullanıldığı her tür aksesuarı üzerinizde bulundurup,üzerine bi de öyle tayt giymeniz acayip kötü lan.Biri uyarmıyo mu sizi gözümüzü yoruyosun falan diye.Ah keşke biriniz bana fikrimi sorsa.AH.
Bugün otobüste incelemek istediğim ama sonra 'o kadar kalabalık ki üstü başı,boşver lan uyu'dediğim(kendi kendime) leo bi abladan geldik bu mevzuya.
O an anladım ki,leopar deseni beni tutuyo.Bi de bıçkın delikanlı dolmuş şoförlerinin araba kullanışı.


İyi ki büyük ev ablukadaymış!

Hoppidi

En güzel hikayem değil