Zamana ne?

Haftalardır kütüphanede aradığım Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nü yine bulamadım.Şaşırmadık di mi.Ama hala aramaktan vazgeçmedim.Ben o kitabı kütüphaneden alıp okucam,işte o kadar.Sonra mahallede,kullanılabilir durumda olan kitabı bulamadı dedirtmem kendime.
Bahar geldi ya,şenlik zamanları,güneşli günler falan.Hah bende hiç öyle bi mod yok napıcaz? Az sonra size hediye edeceğim şarkıyı dinleyerek,bucket listimi temizlemek istiyorum.Birikti.Ama gelin görün ki şahane bi fuck it listim var.
Kendimi bazen çok özlüyorum.Size de oluyo mu? İnsanların arasında,eski fotoğraflara bakarken,günlüklerimi okurken,anılar gif formatıyla canlanırken gözümün önünde.Hissettiklerimi çok özlüyorum.Sonra geçen zamana atıyorum boku ve tek suçlu büyümek oluyo.E klişelerin hastasıyız.Büyümenin fizyolojik etkilerinden bahsetseydik keşke sadece.Diğer türlü hala biraz,o çok mutlu olduğunda amortisörlü gibi hafif hoplayarak yürüyen,aşık olduğunda illa ki aptallaşan,bi an için akla mantığa tamamen ters işler yapan kız olmak isterdim.Ağlamanın bile yalnızken daha doğru olduğunu öğrendim yaşadıkça.Düşünsenize,etrafınızda bunu kullanan insanlar var ve artık o tatlı sert dünyanın sert tarafına dayanıyoruz gittikçe.Kırılıyoruz ama o tarafımızı duvara yaslıyoruz di mi.Oha.Bildiğin duygusal bi post oldu.Olsun.
Hadi içimizdeki çocuğu öldürmemece oynayalım.Kazanırım yalnız.

Gevezegen

Drug