En güzel hikayem değil

Evet.Onlarca hikayem arasından birini seçmem isteniyo.Nasıl bi blogger oldum,nasıl buralara geldim.Of,acayip havaya girdim süsleyeyim azıcık.(Mia mimlemiş beni.Konu da bu.)
Valla ilk postum balık, orda da dediğim gibi her şeyin başlangıcı.O zamanlar şarkı ismi yazmayıp ilk önce bi gizem havası yaratıyomuşum-bunu da şimdi farkettim-.Ve o gün Arizona Dream'i ikinci izlediğim güne tekabül eder.Takip ettiğim bi blog vardı.Evet,sadece bi tane.O nedenle de söylemicem tabi.Ha ha ha.Nette takılmaya onu okumakla başlardım öyle diyim.Sonra dedim ki,kendimi bulduğum bişiler var.Benim de söylemek istediğim ne çok şey var.Bi gün birilerinin günlüklerimi,yazılarımı falan bulup okumalarını mı beklicem!(Ehehe) Bu espri kısmı.Sonrası ise şöyle;sevdim.Net.Ne güzel olay aslında bu ve ben neden hala okuyucu pozisyonundayım.Level atlayabilirim.Okur yazar olup,oranı artırabilirim.Sonraları çıplak ayak izlerimi takip edenler oldu.E baya güzelmiş diye düşündüm ve buralara geldik,mim yazıyoruz bakın.
Bu bloğun anıları var artık bende ve anıları olan bişeyden çok zor vazgeçerim.Tanıştıktan sonra,gece boyunca bloğumu okuduğunu söyleyen masalsı bi adam vardı.Masalsı.Sözleri öyleydi,hayalleri vardı,beraber de bi kaç tane kurduk,sonra yıkıldı.Mühim değil.Sadece kurmak istemiştik.
Çok samimisin diyen bi adam vardı.Ve tavrın gibi yazıyosun,aradaki mesafe rahatsız edici değil ama hali hazırda var.Detaylı anlatımların yok.Bi adım uzak.Herkese aynı yakınlıkta bazen.Gibi.
Gizliden gizliye takip edenler var.Resmi olarak izlemesek de takip ediyoruz çıplak ayaklarınızı diyen.Konuşucak bissürü konumuz olan.Hiç bıkmadığım.
Sen hep yaz ben hep okurum diyenler.Okumaya aşık biri olarak bunun nası bi his olduğunu biliyo ve ben de pek çok blog için aynı şeyi düşünüyorum.
Üleşmek gerek.Bu hayattaki asli görevlerimizden biri de bu çünkü.
Klişelerin hastasıyız ama paylaştıkça çoğalmak bu değil.Cidden.Deneyin bak.Yüzde yüz çalışıyo.
Hikaye demişken,blog ismi var.."Çıplak ayaklı kontes" diye bi film var.Biliyo musunuz?
Humphrey Bogart oynuyo.Hah yarısı oranın konusundan esinlenme.Düşes olması çok açık,yaşadığım yere de bakarsanız anlayacaksınız ki,İngiltere mevzusu derin bende.E tüm bu parçalar çıplak ayağa olan takıntımla ve kinayeleri fazlasıyla sevmemle birleşince ortaya bu çıktı.
Olmuş mu? Olmamış diyenin ağzına vururum.Haha.Ben seviyorum,olmasa nolucak..
Şimdi bu kısa blog özgeç(me)mişimi aşağıdaki şarkı eşliğinde okursanız,severim sizi.(Gülüşmeler)

Leo

Bahar yorgunu