Bugünün şakasına

O benim artık.Nil'in Kelebekleri benim.Ve seni yerim!
Üstelik hazır sınavlarım bitti,yayıla yayıla kitap okurum diye,kütüphaneden kitaplar almıştım.Her ne kadar istediğim kitabı bulamasam da.Bak yine sinirlendim.Ya kütüphanedeki künyeler,o numaralar niçindir soruyorum size kıt kafalar.Eğer aldığınız kitabı aldığınız yere koymazsanız,öyle rasgele bakınırken birini alıp öbürünü bırakırsanız fütursuzca,o numaraların ne manası kalır HA! KAFA ATTIKLARIM,SORARIM SİZE.İstediğim kitap,kullanılabilir durumda ama alamıyorum.BAK EN SİNİR OLDUĞUM ŞEY.Kullanılabilir gözüken kitap reserve de edilemiyo zira.İşte ikinci defa başıma gelen bu olayı ve içimdeki patlamayı görevliyle paylaştım.Kitapları düzenliyodu,dalmış.Benimle beraber biraz bakındı o da.Belli canı sıkıldı onun da.Sonra dedim neyse ya sizin de yapabileceğiniz bişi yok.Olur mu ben rahatsız oluyorum bizim işimiz sonuçta dedi.
Dedim adam dallamaysa,okumalık kitap arayan koca kafaysa sen napabilirsin.Bu şekilde demedim tabi,kendimden beklenilmeyecek bi hoşlukla söyledim o anda.Hoşluğum adamaydı.İlgisine,alakasına.Hem zaten evet onun suçu ne.O işini iyi yapsa da,etrafta böyle milyonlarca spermden birinci gelen mallar var.Diğer olayda,başka birine çatmıştım hafif.Serzenişler falan.Adamın tavrı öyle çirkin öyle sevimsizdi ki,şeytan dedi tut kafasını koy masaya üzerine tüm kütüphanenin kitaplarından anıt dik.
Neyse.
Aradığım kitabı bulamadıktan sonra bi hışım Milan Kundera'nın Ayrılık Valsi'ne bakayım dedim.Onu bulmanın sevinciyle elimi atmıştım ki tam,yanında Şaka diye bi kitabı.Ee hemen aldım.Günün anlam ve önemini belirten daha iyi bi rastlantı olamazdı.Ayrıca daha önce de hiç duymamıştım kitabı.Merak içerisindeyiz.
Ama ilk sıra-tabiki- Nil'in Kelebekleri.Yarın uykusuzun imza günü var kitap fuarında.
Kitap fuarlarını oldum olası sevmişimdir.Fuar güzel şeyler çağrıştırır bana.Neden,bilmiyorum.

Reklam

Stick!