Brandma

Anneanneler bir neslin attığı yerdir bence.Candır,kalptir.Neden bilmem ama,örneğimizin en eski versiyonu onlarmış gibi davranırız.Öyle bi bilincimiz var.Hani onları da doğuran anneler(yani bizim büyük büyük annemiz) yokmuş gibi davranırız.Sonra onların büyük büyük anneleri.Ve onlarında..
Büyük,büyük..Çok büyük.
Sanırım o kadar büyüklüğe aklımız ermiyo ve anneannede kalıyoruz.Anneanne diye ikiliyo ve bırakıyoruz.İlk 'anne'de annemiz geliyo,saçımızı okşayıp kucağına alıyo ve ikinci 'anne'de hoop bi boy büyüğü hasıl oluyo ve onun kucağına veriliyoruz.
Ben daha yaşımda yokken(sanırım),babamın kucağında anneannemin sokağının köşesini dönünce,çırpınıp dururmuşum.Ellerim,ayaklarım her yerim oynarmış.Hep o en büyüğü görmenin heyecanı.Köklerinin kanıtı.Siyah beyaz fotoğrafların durduğu çantayı belki onlarca kez deştim.Çıkardım,baktım,karıştırdım,koydum.Bi kaçını aldım,sakladım.Ellerimde rutubet kokusu kaldı.
Bi defasında "Aa anneanne burdaki annem mi?" diye sormuştum.Hayır benim demişti.O zaman tam bi matruşka ailesiyiz diye düşünmüştüm.Annem aslında anneanneme çok benzemez bana göre.Ama anneannemin bazı gençlik fotoğrafları beni hala hayretler içinde bırakır.
Onun ağzından annemin gençliğini,okul yıllarını falan dinlemek için can atardım.Bunları annemin anlatmasıyla,anneannemin anlatması arasındaki fark;anneanneleri devleştiren şey sanırım.Dev gibi bi marka olmalarını sağlayan.
Zaman geçtikçe,ufak tefek kalmalarına aldırmayın.
Hepsini itinayla oda sıcaklığında saklayın.

Australiatourism

Mood