Bahar yorgunu

Uzun vadeli planlar yapmaktan sıkılıyorum.En sevdiklerimle bile.Sanırım ne olacağını bilememek hep daha çekici.Falların ilgimi çekmesine rağmen gidip hiç parayla işin üstadına fal baktırmadım mesela.Birinin gelip bunları bana sayıp dökmesini de hiç istemezdim.Kafa atardım hatta ona.
-Bütün sürprizi kaçtı lan! Niye yaşıcam artık! falan diye.
Bişiler üst üste kötü gittiğinde ve bunun uzun süre böyle olacağı izlenimini verdiğinde,nerden biliyoruz ki gelecek belki de hala şefkatle kollarını açmış bekliyo diye düşünmeyi seviyorum.Pollyle alakası yok bunun.Kocaman bi muammam var ve ben onun tüm olasılıklarına sahibim.Düşüncelerim istediğine doğru akabilir zaman zaman.Sadece bu.
Üzerimde bi ağırlık var.Bi kaç beden büyük erkek paltosu gibi.Çıkarıp kenara koysam ne güzel olur.
Zaman sadece içi boş olduğunda ağırdır demiştim bi aralar.Zaman sadece haklı olduğumu göstermeye mi çalışıyo?
"Boşluğun yaraladığı hafızamız,hatırlamayı da unutmayı da bilmiyor" ya hani,öyle.Bazı şeyleri hatırlayamıyorum.Bazı şeyleri unutamıyorum.Hatırlayamadıklarım,unutamadıklarımın upuzun kuyruğunu tutan küçük nedimeler.
Öyle ayrıntılar var ki elimi attığım her yerde.Özellikle kafamın içinde.
Beynimin böyle ayrıntılarla dolu olmamasını isterdim.Sadece kıyafetler,ayakkabılar ve kırışık gizleyici kremlerle ilgilenen biri olmak isterdim.


En güzel hikayem değil

Evrensel gerçekler