Astral

Çok sevdiğim herhangi bişeyi paylaştığımda,karşımdakinden aynı coşkuyu göremeyince baya büyük hayal kırıklığı yaşıyorum.Hatta baya üzülüyorum sanırım.Sanki evde bekleyen o çok sevdiğim şeye bunu nasıl söylicekmişim gibi.
Sevdiğim bi müzik ya da şarkıda mesela.Dinlerken,bi kaç dakika içinde dünyanın öbür ucuna gidip,sıcak bi iklimde,sıcacık bi insanla tanıştığımı hayal ettiğim bi şarkının paylaşılmaması yazık olur diye düşünür ve tüm bunları yaşamışcasına anlatırım.Ama bak iyi dinle,sadece ona konsantre ol,hisset gibi direktiflerle,coşkuyla anlatırken,"güzelmiş" tepkisi alınca üzülüyorum mesela.Gerçi ne desin insanlar,of şahaneymiş,hep aradığım şarkı lay lay lom diyerek yerlerde mi yuvarlansınlar.Ah bu ben işte.Sorun aslında hepimizin içinde.Ve birine bu konuda fikir verirken,büsbütün dışımızdaymışız gibi davranırız.İnsanları kendimiz gibi sanmak.Kafamızda sadece biz ve kendimizin haberi olan bazı şeyleri planlayıp;onları duymak,görmek,hissetmek istememiz gibi.Karşımızdakine kocaman bi yük yani.Hem de haberinin bile olmadığı.
İskambillerden kule yapardım.Tamamladığım zamanlarda babam gelir ve üste 'bi tane daha koyalım' diyerek bozardı.Bozulacağını bilerek koyardı.Koyacağını bilerek yapardım.Dolayısıyla yıkılacağını bilirdim.Ama her seferinde hayal kırıklığına uğrayarak kızardım kendisine.
Bazen,benim aldığım hazzı almayacaklarını bile bile insanlarla aynı coşkuyla şarkı paylaşmaya devam ediyorum.Aynı hazzı almamalarıyla ilgilenmiyorum.
Her seferinde farklı bi barda şarkı söylüyo oluyorum.Farklı bi ülkede evleniyorum.Hindistan'da güneşli ve sıcak bir günde,fillerin önünde fotoğraf çektiriyorum.Sonra elimde o fotoğraf,şu isviçredeki gezi trenleri gibi trenlerle eve dönüyorum.Bunların hepsi ortalama üç buçuk dakikada oluyo.

One night stand

Mal girişi