parçaları birleştirdiğimizde iki ayrı gezegen bulduk:marsla dünyanın mükemmel uyumu

Bugün onca işimin arasında,çok şey düşündüm.Çok şey hissettim.Bu ikisine her zaman zamanımız var nasılsa.
Şu son iki senede diyebilirim ki,gerçek bi düşes olma yolunda hızla ilerlerken fena tökezledim.Sonunda bi düşes gibi hissettiğinizde,o duygunun yarısı bile olamaz kimse.İşte bu yüzden derim ki,hissetmeye zaman ayırın.Herkese ayırdığınızdan fazlasını ayırın.Bunu sağlayan birileri varsa hayatınızda onlara da ayırın.
Şuan tam olarak bunu yapıyorum.
Duygularını gösteremeyen güçlü bi adam var karşımda.Yaptığı küçük bi hareketten,kurgusu acemice gibi görünen itinalı bi cümleden anlayabilirsiniz bunu.Hepiniz değil tabiki,herkes aynı derinlikte değildir bu hayatta.
Şuan bana çok uzak gelen bi zaman diliminde,şu ankinden çok daha fazla düşünürdüm.İki tür sevgi var derler;bi uzağınızdayken aklınızda kalan ve üzerine eklemeler yaparak kurguladığınız hali karşınızdakinin,bir de yanyanayken elinizi tuttuğunda.İşte ben aklımın iplerini salıp,çok uzaklara erişmeye çalışmıştım.Sırf hissedebilmek için.O zamanki mutluluğumu tarif bile edemem.Yakın olmak cesaret işi.Bunu ilk önce birinde anladığımda oldukça acı vericiydi.Sonraları,cesaretine hayran olduğum birini tanıdım.Şimdi şimdi düşünüyorum da,birinin gözlerinin tam içine bakıp,elinden kavrayıp yanında olma cesaretini göstermiş birinin başka nesine hayran olabilirdim ki en çok.
Kafamda cesaretine hayran olduğum türlü kahramanlar yaratmıştım,sonra biri kafamın içine giren cesaretine hayran olunası bi kahraman oldu.Bunu planlamamıştım,evet.Sadece ummuştum.Bişeyi umduğunuzda nasıl,nerede,ne zaman olacağını hatta olacağını bile bilemezsiniz.Neyse ki,ikimiz de kurtulduk.
Düşünmekten üşenmeyen bi insan olan ben,bu sefer gerçekten başıma gelenleri düşünmeye başladım.Benim tilkilerim hırlayıp durur kafamda,bilirsin.
-Ben böyle şeyleri pek anlatamam bilirsin.
Bunu yapabilirsin,biliyorum.Hem de baya iyi biliyorum.Sadece yapmıyosun.İnsan böyle zamanlarda bazı kilit cümleleri kurduktan sonra,savunmasız kalmış gibi hisseder,tek silahını da kaybetmiş gibi.
Birine sana ihtiyacım var demek kilit bi cümledir mesela.Özellikle O'nun gibiyseniz.
Birine ihtiyacınız olması kilit bi olaydır mesela.Özellikle benim gibiyseniz.
Kelimelere yüklediğiniz anlam ne kadar yoğunsa,söylemesi o kadar zordur.Ben adımı herkesten duyunca o kadar mutlu olmuyorum.
Bi hayalin kahramanı sizin adınızı söylüyosa,bu komşu kızının size seslenmesinden çok daha heyecan vericidir şüphesiz ki.
Güzel bi akşamda,ara sokaklarda yürürken bulduk kendimizi.
Olmak istediğimiz yerlerde yalnız olmak istemediğimizi farkederken.
The passenger'da,arabamıza atlamış ıssız bi yolda rüzgara karşı giderken,tek aradığımızın bu olduğunu hissettik.Evet HİSSETTİK.(Bunu daha yapmadık,yapıcaz..)
Birbirimize söylemedik,söylemedikçe daha çok hissettik.
-Bu kadar korkma..
--Peki.
Düşündüğüm sözlerin gerçek birer repliğe dönüşmesi pek çok kez tahmin edemeyeceğin kadar mutlu etti beni.Ben sözlerden ibaret yaşanmışlıkları olan biriydim.Senden sonra sözlere çok gerek kalmadı,yaşanmışlıklarım oldu.
Bazı şeyleri kesinlikle bilirken,senin bunu acemice anlatamaman hep sevimli geldi bana.Birbirimize bağlılık konusundaki düşüncelerimizi söylerken,bunu aslında ikimizin de ne kadar çok istediğini anlamak,söylemenden çok daha fazla şey ifade etti.
Şimdi geriye umduğumuz şeyler kalıyo.
Uyumadan önce olmasını istediğimiz şeyleri düşünürken iç çekip,aynı anda umarım dememiz gibi.Dışarda animasyon varmış gibi geliyo sonra.The world is like a ride in an amusement park ne de olsa di mi:)
Senin aslında beni baya iyi analiz ettiğini ve bu özelliğinden hafiften korktuğumu söylemiş miydim? Ama sen de beni hafife alma..
İnsanların doğarken birbirinden habersiz olması ne ilginç di mi.
Hele
-sen içindeyken bu dünya daha ilginç..

Earlimart-Bloody nose

aile saadeti

seyirci kalmayın