Ses

Cesaretine hayran kalıyorum.
Gerçek bile olup olmadığını bilmezken bir duygunun,tadına varabiliyorsun.Sonunda ne olacağını görebildiğin bir şeyin üstüne gidip,göremediğinden kaçmak normal olandır sanıyorum.Sana ise bilmediğin cazip geliyor.Cazip mi? Aslında böyle anlatınca çirkin görünüyor sen de biliyorsun.Keşfetmeyi seviyorsun diyelim.Bu tüm gerçekliğiyle karşında olana kayıtsız olduğun anlamına gelmiyor tabi.Evet,böyle anlatınca daha güzel sanırım..Anlayamadığım,senin kadar böylesine keşfe meraklı birinin,tüm noktalara aynı uzaklıkta kalması.Birine biraz yaklaşır gibi olurken,kaçarak.Üstelik istediğin şey tam tersi.Bir noktada sabitlenmek,tüm ne varsa yaşamaya değer dediğin,orda yaşamak.Gücünü nerden alıyorsun bilmiyorum ama cesaretine hayran kalıyorum.Ve evet,çünkü,fazla Tezer Özlü okuyorsun.Kendini bulduğunda bırakmaman güzel.Onda kendini buluyorsun,biliyorum.Ve en büyük mutluluğun herşeyden kaçmak.Herşeyden. Tüm çocuklardan.Tüm acılardan.Tüm sevgilerden.Tüm orgazmlardan.
Tüm gecelerden.Tüm günlerden...
Oysa inandığın şey şu;yaşanacak bir yaşam vardır,tek,sadece,bir. Binilecek bisikletler var ,yürünecek yaya kaldırımları ve tadına varılacak güneş batışları vardır.
Şimdi önünde seçenekler var,yeteri kadar inanmasan da -ki her zaman öyle olmuştur- tüm gerçeklikleriyle önündeler.Yaşanacak şeylerden biri daha işte,seçecek seçeneklerin var,hep dersin ya.Ama arkanı dönüp gitmeyi bile düşünüyorsun,kaçmak suretiyle.Senin kadar hayata bu kadar bağlı,ölüme bu kadar yakın birini daha tanımadım sanırım.Dedim ya cesaretine hayran kalıyorum!


Diyor içimden bir ses buaralar.


(Hooverphonic-Mad about you)

Net

bazen..