Mavi hırkanın sesi

Hmm bir düşünelim..Sanırım şöyle başlıyordu hikaye:

"İki ağaç.
Sonbaharın kapıya dayandığının kanıtı,yerlere dökülen yapraklar.Ve o iki ağacın arasında,kahverenginden eser kalmayacak bir şekilde kalemle delik deşik edilmiş anıların ve geçmişin saklı olduğu bir bank.Bense üzerinde oturmuş,bir elimle çenemi tutup,diğeriyle kalemi çeviriyorum;yeni bir iz bırakıp bırakmama ikilemi içinde.Anılar çoğu zaman gariptir.Hatırlamak istediğiniz her gün,içinizi biraz daha daraltan türleri özellikle.Bugün,bir yerlere şairin dediği gibi,mıh gibi kazımak istiyorum her şeyi.Etrafımda deli gibi bağıran insanları görüp,seslerin size bir şey ifade edememesi gibi bir durum bu.Bu nedenle içim daralmıştı ve kalemi çevirmekten başka bir şey gelmiyor elimden.
Kalabalık oldu yine.Bu saatleri sadece senin yüzünden seviyorum.Gözgöze geldiğimiz o bir kaç dakikada özgür olabildiğimiz için,tüm bu kalabalığa dur diyerek hükmedebildiğimiz için.Bir de köşeyi dönene kadar sana bakabilme hürriyetimi seviyorum.Ama bu bir sonraki aşama,henüz çıkmadın bile.
Şimdi bişeyler diyor yanımdaki kız.O benim dostum.Dostların bazen mucizelere sebep olabildiğine inanırdım,artık biliyorum.Yavaş ve sakin gidiyor onların yanına.Bu çoktan yapılması gereken bir şeydi.Öyle özel dakikalar,öyle sessizce akıp giden,giderken beni de peşinden sürükleyen dakikalar yaşıyorum ki şuan,aklın durur..
Ne kadar kısa sürdü öyle.Böyle kolaymıydı? Adımları sana yöneltmek,bacaklarımdaki istemsiz kıpırtıları kontrol altına almak.Kolaydı tabi der gibisin.Öyle ya,sadece göz temasıyla dünyaya hükmettik biz.
Şimdi karşımda,yanımda;dışımda sanarken büsbütün içimdesin.Abartıyorum belki.Uç noktaları görebilecek kadar uca ne zaman gelmiş olabilirim ki.O kadar büyük değilim henüz.Ama biliyorum,ergen bir kızın öyküsü de değil bu.Böyle olmayacak,sen de göreceksin.Neyse nerde kaldık;ee nereye kayboldun?
"-Bu kadar mısınız?
Hayır..O gelecek.Doğru ya sahneyi kim değiştirebilirdi ki başka?
... "


Yıllar geçtikçe;dekor,oyuncular ve hikayeler değiştikçe,kendimi hala o sahnenin önünde oturmuş ayaklarımı aşağı sallandırırken bulurum bu tarihte.2 Nisan.Bir çok ayrıntısını hatırladığım yüzünü düşünürken..Sadece artık biraz daha uzak.Gitgide uzak.Mavi bir hırkan vardı.Ben çok severdim,sen de severdin.Uzun zamandır o hırkayı giymiş birini de görmedim.Sesini benzettiğim birileri de olmadı.Hırka belki sadece sende vardır artık,diğer herkes sıkılmış rafa kaldırmıştır ama sen sıkılmazsın,bilirim.Peki ya sesin? Onu da ben unuttum.Bu hikaye de böylece bitti derken,vay be o kadar olmuş mu dedirtecek kadar olmuş.
Sana yıllar sonra değişmeyecek bir şey bu demiştim.Bak hala yaşıyor gibiyim.Öyle anlattım.Bir şeyler daha demiştim ama şimdi unuttum.
Bu herkesin yaşayamadığı bir şeydi.Benim,bizim bile yaşayamadığımız.Aşık olmak,sevmek;öyle basit değildi ki bunları ağzıma alayım şimdi.Kapıdan çıkarken birbirimizi görüp,takılı kalmamız kadar basitti.Her seferinde sen köşeyi dönene kadardı belki,bilemiyorum.Gözümü dolduran bir şeydi evet,bazen acıtan,ağlatıp sonra mükefatını verircesine güldüren,mutlu eden.Pek çok şeydi tanımlayamadığım ama gerçekten 'sana' mı aitti,bilemiyorum.İkimize yazılan mektupların,hikayelerin hepsi bende,fotoğraflar da..Görüyorsun ya,hepsi ben.Ama ilhamı senden aldım.Ne diyebilirim ki..Hayatta tarihleri anlamlandıran çok insan olmuyor.Beni anlayan da..
Hala yok biliyor musun.Sen diye biri vardı bir zamanlar,tanıyacağını pek zannetmiyorum.Mavi hırkası,hoş sesi,gitarın tellerine dokunup ağlatan çirkin elleri vardı.Şimdi onu anıyorum bazen,sadece geçmişteki anlarda.Dokunulmamış;sek hüznüyle,mutluluğuyla.Haberin bile olmayan üniversite konser afişlerinde,bir fotoğrafta,insanların senin için yazdıkları kelimelerin arasında.
Şaşırıyorum kendime,ne zaman bu kadar büyüdüm diye.Ne kadardır arkamı dönebilme cesaretini gösterdim geçmişe,gerektiği ölçüde.Ne zaman yeni insanları bıraktım en azından girsinler hayatıma.
Ama hala arıyorum birini.Sadece sevmek,çok sevilmek için.Hayatımın farkına vardığımdan beri,biriyle paylaşmadan,güzellliğini yitireceği korkusuyla da tanıştım.Sadece onun(her kimse artık)gözlerine bakıp,şöyle demek istiyorum:
"-Sahi,senin gözlerinden nereye çıkılıyor?.."

Tırnak işaretiyle de belirtildiği üzere,bu hikaye benden,anılarımdan bir alıntıdır.

(gripin-boşver)
(Not:Bu şarkı sadece bu anın şarkısı değildir.)

mektup

türk malı