sızı

http://fizy.com/s/1aigr7

Bu şarkıyı dinlerken bugün yine,dedim ki ne kadar bana yazılmış.Ne kadar beni anlatmış.Eh hmm kısmen tabi.(bkz: hiç parasız pulsuz kalmadık mı?yalan:) hiç aşksız sevgisiz olmadık mı?neyse.geçelim.) O değil de,bir şey eksik buaralar ama nedir bilemiyorum.Her gün aynı eksikliği,günün bi anında,bi şekilde mutlaka seziyorum fakat gelgelelim nedir ne değildir(o mudur,bu mudur,şu mudur)çözülemedi.Nerden geldim buraya,işte bu şarkıdan.Bi film vardı(O kadın idi galiba adı tam hatırlayamadım),işte o film başlarken bu çalardı.Ee nolmuş,napalım:) Gelin biraz konuşalım şuursuzca özlediğimiz,sevdiğimiz şeylerden.İçimizde dolup taşan duygulardan,en önemlisi sevgiden.Bu duygu dünyanın en güzel duygusudur.İnanın.Hatta önce inanın çünkü burda başlıyor her şey.Zamanla da inandığınız şeyin doğru olduğunu gördükçe mutlu olucaksınız bi manada level atlıcaksınız.Ben en önce şunu öğrendim zamanla,hayatta sadece baktığın her şeyin cilası sevgi.Gözünde bi manalı yapıyor baktığın her şeyi,herkesi.En güzel tarafı,hayata nerden baktığınıza,onun neresinde durduğunuza göre çeşitlenebiliyor.Bugün çok darlandım mesela,cidden,sonra fena halde bi şeyi özlediğimi farkettim.Bu "şey"den kastım da bilinmez olması.Kişi,geçmişteki herhangi bir an ya da gerçekten bir şey bi nesne...Sonra aynı anda bu özlediğim şeye aslında hiç sahip oldum mu diye düşündüm,bu bile mümkün,yani daha önce sahip olmadığım bir şeyi özlemem.İşte burda içimdeki sevgi devreye giriyor.Bi zaman herhangi birini sevebilirsiniz,herhangi bi anınızı unutulmaz kılmak isteyebilirsiniz,sevebilirsiniz,bi kazağınızı giymekten bıkmayabilirsiniz,sevebilirsiniz;ama şu dünyada her şeyin bir ömrü var,son kullanma tarihi gibi düşünmek isterim ama değil.Benim sahip olduğum öyle şeyler var ki "son"kullanma demek hakaret gibi.O ne demek ki öyle,hayır beğenmiyorum bunu,ama siz öyle kabul edebilirsiniz pek tabii:) Ve o ömür bittiğinde,içinizde duyduğunuz sevgiyi bırakıp,köşelerine çekilirler,eskisi kadar göz önünde olmazlar,gidenleri bile var,olabilir.Sonra zaman geçer,özlersiniz.Bu kadar basit.Değil tabi ki,anlatımın kandırmacası o,cümlenin kısalığı:)Ne olduğunun farkında olmadığım bir şeyi özlüyorum dedim ya,bilmediğimden değil,sadece farkında olmadığımdan.Çünkü bu hafif depresif,hüzünlü duyguyu hissetmek bile mutlu ediyor beni.Biliyorum ki ben sevmekte en uçları yaşamışım.Yaşamışım ki özlüyorum.Yaşamışım ki böyle bi eksikliği hissediyorum...
Ama daha neleri var,mesela İstanbulun gerdanından öpmek lazım.Şarkılardan gittik ya,burda da ne güzel sevmiş İstanbulu,böyle demeli tam da.
Bunu hissettiren her şeye,her insana fırsat buldukça kocaman gülmeli;onları kocaman sevmeli.Özlemini duyduğumuz her şeye en sevilen şarkıda bi güzel hüzünlenmeli;sevdiğin müzikse;çalmalı,söylemeli,dinlemeli;sevdiğin her neyse hakkını vermeli.
Ve sevdiğin hayatsa(şanslısın),muhtelif yerlerden gıdıklamalı,gıdık almayı bilmeli,kahkaha atamasak da kıkırdamalı...

Saat üçe yirmi var

İsimsiz